Make your own free website on Tripod.com
cubuk_gul_2.jpg (14852 bytes)



                                                 - 1 -
Mucize, Allah tarafından olan, tabii işleyişi bozan, İslam'a meydan okuyanlara karşı, nübüvvet iddiasında bulunan tarafından gösterilen ve peygamberi nübüvvet konusunda destekleyen olağanüstü bir durumdur.(1) Peygamberlerden mucize isteğinde bulunan kimseler, talep ettikleri mucizeler ile karşılaştıkları zaman genellikle, "Bu bir sihirdir" veya "Bu bir büyüdür" diyerek küfürlerinde ısrar etmektedirler. Daha açık bir ifade ile, tecelli eden mucizeler, küfürlerinde sabit olan kafirlerin hidayetine vesile olmamaktadır: "Onlar bir mucize görseler, yüz çevirirler ve: -(Bu) devam eden bir büyüdür- derler."(2) İsrailoğulları'na da apaçık mucizeler geldiğinde onlardan küfre sapanlar: "Şüphesiz ki bu apaçık bir sihirdir."
(3) demişlerdi. Peygamberimize gönderilen vahiy, mucizevi bir şekilde gelseydi yine inanmayacaklardı: "Sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsaydık, küfredenler yine de: -Bu apaçık büyüden başkası değildir- derlerdi." (4) O kafirler gökten bir kapı açılsa ve oradan yukarı çıksalar, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: "Gözlerimiz döndürüldü, belki de biz büyülenmiş bir topluluğuz." (5) Peygamberleri aciz bırakmak için toplumlar mucize istiyorlar ancak maksatları iman etmek değil. Bu toplumlardan birisi de Semud toplumudur. Rabbimiz onların mucize isteğine karşı bir dişi deveyi gönderiyor.
1. Dişi Deve
Müfessirler, bu dişi devenin mucizevi bir yapıda olduğunu belirten çeşitli menkıbeler anlatmaktadırlar. Bu tür menkıbeleri ne Kur'an, ne de sahih hiçbir hadis doğrulamadığı için, bunların birtakım duyarlı Müslümanları hayal ürünü düşünce ve anlayışlara sevk eden, ayetteki 'nakatullah' (Allah'ın dişi devesi) tabirinden türetildiğine hükmetmemiz gerekir. Oysa bu tür fantastik düşüncelere yol açan eğer devenin Allah'a izafe edilmesi ise, aslında bu, sözü geçen hayvanın herhangi bir kişiye ait olmadığına ve dolayısıyla bütün bir toplumun onu korumakla yükümlü olduğuna işaret içindir. Hz. Salih'in Kur'an'da muhtelif yerlerde sözü geçen bu hayvana iyi davranılması yönündeki özel ısrarı, müteakip ayetlerin de gösterdiği gibi, zayıf gördüğü herkese, her varlığa karşı kaba ve küstah davranmakla kendilerine gurur payı çıkaran ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülüğü yayan bu toplumun kaba kuvvete dayanan tahakkümüne yönelmiştir. Başka bir ifadeyle, bu savunmasız hayvana karşı seçecekleri davranış tarzı, onların kalplerinin değişmesine bir 'işaret' yahut onlar için bir imtihan
(6) olacaktı. devenin varlığı, acaba eşitlik ilkesine uyacaklar mıydı, su ve diğer tabi kaynakların kullanımında her insanın hakkı olduğunu kabul edecekler miydi, şeklindeki soruların cevabını ortaya koyacaktı. Yani devenin gelişi doğal kaynakların fakirlere rağmen birkaç kişi veya grubun tekeline mi gireceği yoksa adil bölüşümün mü sağlanacağı konusunda bir yol ayrımıydı.

2. Devenin Mucizeliği
Devenin mucizeliğine dair şunlar söylenmiştir:
a. Deve kayadan çıktığı için mucizedir.
b. Bir gün onun, bir gün de Semud toplumunun su kaynağını kullanıyor olması olağanüstü bir durumdur.
c. Devenin su içtiği gün ondan bol miktarda süt sağılıp su yerine içilmesi mucizevi bir
durumdur.
d. O, suya geldiğinde diğer hayvanların suya gelmemeleri fevkalade bir olaydır.
e. Allah'ın devesi olması mucizenin önemine binaendir.
f. Aracısız yaratılmasındandır.
g. Allah'tan başka sahibi olmayışındandır.
h. Semud toplumuna gönderilmiş Allah'ın bir delili olması nedeniyledir.
(7)

Kâdi bunlardan farklı olarak onun dişi ve erkekten meydana gelmeyişini ve yaratılışının mükemmelliğinin tedricen vuku bulmayışını da delil olarak sunar. Hasan ise devenin bir damla bile süt vermediğini söyler.
(8)

Bunların hepsinin olması mümkündür fakat bu konuda mütevatir bir haber yoktur.
(9) Peygamberlerin mucizeleri ile ilgili kati deliller olmadıkça onlar hakkında fikir yürütmeyi, gereksiz çabalar olarak değerlendirebiliriz. Sayılan delillerden devenin Hz. Salih'e değil de Allah'a izafe edilişi ve suyun deve ile Semud toplumu arasında paylaşımı kesindir fakat bunun sebebi veya niteliği Kur'an'da zikredilmemiştir.
Devamı için TIK




murat_cubuk_kose_sol_alt.gif (842 bytes) murat_cubuk_kose_sag_alt.gif (843 bytes)